Duyurular

Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN “YANLIŞ ANLAŞILDIĞIM İÇİN ÖZÜR DİLİYORUM”

(912)
Hüsnü MERDANOĞLU - Salı, 17 Ocak 2012

Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN “YANLIŞ ANLAŞILDIĞIM İÇİN ÖZÜR DİLİYORUM” dedi.

 

        Prof. Dr. ANIL ÇEÇEN, son günlerde internet medyasındaki saldırılar ve basın organlarındaki yanlış haberler üzerine bir açıklama yaparak, ortada bir yanlış anlaşılma olduğunu, aslında gerçek durumun tamamen tersi olduğunu, söylemediği sözlerin kendisine atfen medyaya kasıtlı olarak taşındığını ve bu durumun sonucunda da bir anlamda yargısız infaza mahkûm edilerek mağdur edildiğini söylemiş ve kendisini yanlış anlayanlardan, yanlış anlaşılma nedeni ile özür dilediğini açıklamıştır.

        Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN, terörden kaynaklanan yaşam hakkı ihlalleri ile ilgili mağduriyet ve zararların önlenmesi konusunda yapılan TBMM insan Hakları Komisyon toplantısında; sivil halkın korunması, silahlı çatışmalar yüzünden ortaya çıkan mağduriyetlerin giderilmesiyle ilgili olarak Birleşmiş Milletler çatısı altında kabul edilen sivil halkın korunması ve silahlı çatışmalardan doğan zararların karşılanmasıyla ilgili uluslararası sözleşmelerin insan haklarının yanı sıra barışçıl bir alternatif olarak dile getirmiştir. Bunun üzerine, konunun basına yanlış yansıtılması barıştan yana bir önerinin tersi doğrultuda savaşçı gibi gösterilmesi, konunun ilgisiz yönlere çekilerek önemli ölçüde basın ve medya organlarında yanlış anlaşılma meydana gelmesi üzerine, Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN kendisini yanlış anlayan kesimlerden, özellikle de hiç bir zaman karşısına almadığı yöre halkından özür dilediğini vurguladı.

        Kuzey Irak da devam eden otorite boşluğunun devam etmesi gerçeği karşısında bu bölgeden kaynaklanan terör olaylarının silahlı çatışmalar halinde Türkiye’nin güneydoğu bölgesine yansıdığını, bu doğrultuda 30 yıldır güneydoğu da bir türlü barış ve düzenin sağlanamadığını bu olumsuz durumun sürekli olarak bölge halkını silahlı çatışma tehdidi ile karşı karşıya bıraktığını, son olarak kaybedilen 34 kişinin böylesine bir durumda hayatlarını yitirdiğini, kayıpların karşılanmasında mağdur olan ailelerin zararlarının karşılanmasında silahlı çatışmalara karşı sivil halkı koruyan Birleşmiş Milletler insancıl hukuk belgelerinden yararlanabilineceğini söyleyerek, Türk toplumunda fazlaca bilinmeyen İnsancıl Hukuk kavramının yanlış çizgilere çekilerek çarpıtılması ve yanlış anlamalara yol açması üzerine Prof. ÇEÇEN Türk kamuoyundan özür dilediğini açıkladı.

GÜÇLÜ TÜRKİYE–2023 MİLLİ PROGRAM

(2689)
Hüsnü MERDANOĞLU - Pazartesi, 13 Eylül 2010

ULUSAL GÜÇ BİRLİĞİ PLÂTFORMU

GÜÇLÜ TÜRKİYE–2023 MİLLİ PROGRAM 

ÖNERİSİ

 

            GEREKÇE:

Yirmi birinci yüzyılın başlarında dünya yani bir düzene doğru sürüklenirken, Türkiye ikinci kez bir genel seçimler aşamasıyla karşılaşmıştır.  Yirminci yüzyılın sonlarına doğru yıkılan iki kutuplu dünya düzeni, bütün ülkelerle beraber Türkiye’yi de bir belirsizlik ortamına sürüklemiş­tir. Sovyetler Birliğinin yıkılışına ve daha sonra ortaya çıkan küresel­leşme olgularına hazırlıksız yakalanan Türkiye Cumhuriyeti’nin, neler oldu­ğunu ve gelecekte ne gibi olayların gündeme geleceğini anlayabilmesi uzun zaman almış ve ancak on yıl sonra gerçekler görülebilmiştir.

Gerçekleri dünya halklarından saklamak isteyen küresel emperyalizm, 11 Eylül saldırılarını düzenleyerek kendini mağdur durumda göstererek, yine eskisi gibi emperyalist saldırılarını sürdürmek istemiştir.

 

Küresel emperyalizmin yok etme çabalarına karşı, bütün dünya devletleri, ulusları ve halkları kendilerini koruyarak ayakta kalabilme ve yeni yüzyılda yaşamlarını sürdürebilme çabalarına girişmişlerdir. Bu doğrultuda küresel emperyalizme karşı bir hareket bütün dünyada yükselmiş ve örgütlenerek insanlı­ğa alternatif politikalar sunabilmiştir.
Devamını oku...

HASANOĞLAN DA CUMHURİYET KENTİ KURULMALI

(5072)
Hüsnü MERDANOĞLU - Çarşamba, 12 Mayıs 2010

CUMHURİYETİMİZİN 100. YILI ONURUNA

HASANOĞLAN DA CUMHURİYET KENTİ KURULMALI

 

         Hüsnü MERDANOĞLU

         Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

 

Cumhuriyetimizin 100. yılı vesilesiyle, cumhuriyet döneminde tarihi bir kimliğe sahip olan Hasanoğlan “Cumhuriyet Kenti”ne dönüştürülmeli, burada cumhuriyet döneminin önde gelen milli eğitim bakanlarından Hasan Âli Yücel Üniversitesi kurularak, cumhuriyetimizin eğitim ve kültürel birikimi gelecek kuşaklara aktarılmalı, ulusal başkentimiz Ankara, Cumhuriyetimizin 100. yılına hazırlanmalıdır.
Devamını oku...

ANKARA KALESİ’NDE ULUSLAR MAHALLESİ KURULMALI

(4304)
Hüsnü MERDANOĞLU - Cuma, 30 Nisan 2010

ANKARA KALESİ’NDE ULUSLAR MAHALLESİ KURULMALI

 

Hüsnü MERDANOĞLU

         Kamu Yönetimi Uzmanı

 

Ulusal başkentimiz Ankara’nın orta yerinde, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular, Haçlılar ve Osmanlıların egemenliği altında bulunmuş, onların kültürlerinden etkilenmiş tarihi bir alan bulunmaktadır. “Ankara Kalesi” olarak bilinen bu alan, cumhuriyetimizin ilânında 101 pare top atılmasına da tanıklık etmiştir. Devletimizin ulus devlet olmasının simgesi olan Ulus Meydanı’na yakın bir yerde bulunan burasının, “Uluslar Mahallesi”ne dönüştürülerek, dünya kültürü ile bütünleşmek ve Türkiye’nin uluslararası tanıtımına katkı sağlamak yönünden yerinde bir uygulama olacaktır.

          Yapılış tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, MÖ VII yy da yapıldığı konusunda bilgiler bulunan Ankara Kalesi; “İçkale” ve “Dışkale” olarak ikiye ayrılmakta, kale içindeki değişik dönemlerden kalmış birçok eski Ankaraevi bulunmaktadır. Evliya Çelebi o dönemde bu evlerin sayısını 600 olarak kayıt altına almıştır.

Bu yapıların bir kısmı belediye tarafından restore edilmiş, bir kısmı müze olarak kullanılmakta birçok kısmı da turistik amaçlı satış alanları olarak hizmet vermektedir. İçkalenin en yüksek yerindeki Akkale, bugün müze deposu olarak kullanılmaktadır.

Ankaraevleri, iki ya da üç katlı olarak ahşap, kerpiç ve tuğladan inşa edilmişler. Arazi yapısının düz olmaması, alt kat plânlarının da düzgün olmamasına yol açmış, ama üst katlar cumba tipindeki çıkıntılarla düzgün bir plâna kavuşturulmuş. Alt katlar kışlık olarak, kalın duvarlı ve küçük pencereli yapılmış, üst katlar ise yazlık olarak ince duvarlı ve havadar yapılmış. Geniş saçaklar ve "Cihannüma" denilen yazlık odalar Ankaraevlerinin belirleyici özelliklerinden. Ahşap tavan süslemelerinde geometrik kompozisyonlar kullanılmıştır.

         Bu yapıların, Türkiye’de dünya uluslarının buluşup kaynaşmasına zemin hazırlayacak olan Uluslar Mahallesine dönüştürülerek uluslararası bir konuma kavuşturulması hem tarihi dokuların korunmasını sağlayacak hem de restore edilmekle gelecek kuşaklara dayanıklı olarak aktarılmışı olacaktır.
Devamını oku...

NAMIK KEMAL MAHALLESİ MEMLEKET PARKINA DÖNÜŞTÜRÜLMELİ

(4592)
Hüsnü MERDANOĞLU - Cuma, 30 Nisan 2010

NAMIK KEMAL MAHALLESİ

MEMLEKET PARKINA DÖNÜŞTÜRÜLMELİ

 

            Hüsnü MERDANOĞLU

            Kamu Yönetimi Uzmanı

 

Ulusal başkentimiz Ankara’nın merkezi bir semtinde, 1940'larda Şükrü Saraçoğlu’nun başbakanlığı döneminde yapılmış, günümüzde neredeyse kaderine terk edilmiş durumda olan bir mahalle bulunmaktadır. Cumhuriyet'imizin ilk projelerinden birisi olan burası; “Devlet Mahallesi’’ ya da ‘‘Saraçoğlu Mahallesi’’ olarak anılmakta, Kumrular Caddesi, Necatibey Caddesi, Yaya Galip Caddesi ve Vekâletler Caddesi arasında kalmaktadır.

            Bu mahalle, Ankara’nın başkent oluşundan sonra kamu görevlilerinin artması sonrasında çekilen konut sıkıntısını gidermek ve devletin memuruna sahip çıkması ile birlikte, cumhuriyetimizin gücünü kanıtlamak bağlamında cumhuriyet yönetimine yaraşır ciddiyetle, oluşturulmuştur.

            Emlâk Bankası tarafından gerçekleştirilen ilk uygulamalardan biri olan bu mahalle;  Alman mimar Paul Bonatz başkanlığında bir grup Türk mimar tarafından gerçekleştirmiş, 434 kadar lojman, okul, sosyal amaçlı binalar, dükkânlar ve oyun sahaları ile ikinci ulusal mimarlık üslubunun özelliklerini taşımaktadır.

Belki de, lojmanda oturma koşul ve kurallarını içeren yazılı kuralların (mevzuatın) hazırlanmasında bürokrasinin etkisi nedeniyle, son yıllarda kimi bürokratların bir ömür boyu oturmaları sağlanarak oldukça ayrıcalıklı kullanılan bu mahallenin, sosyal ve kültürel etkinlikler için yapılmış olan bölümü günümüzde Milli Kütüphane olarak kullanılmaktadır. Burada konser ve toplantılara elverişli salonlar bulunmaktadır. Namık Kemal Mahallesi günümüzde Kentsel Sit Alanı olarak tescil edilerek koruma altına alınmıştır.

Namık Kemal Mahallesinin, cumhuriyetimizin başkenti Ankara’nın merkezinde, 81 ilimizin temsil edildiği ulusal değerlerimizin topluca kamuoyuna sunulduğu bir projeye dönüştürülmesine ciddi ihtiyaç vardır.

 “Millet Müzesi” (ya da millet parkı) adı ile Romanya’nın başkenti Bükreş’te olduğu gibi bu mahallenin, Türkiye’nin bütün illerinin özgün kültürel değerlerinin korunduğu, sergilendiği ve sunulduğu bir uygulama alanına dönüştürülmesi, hem cumhuriyetimize hem de cumhuriyetimizin hedefi olan birlik ve bütünlüğümüze ciddi katkılar sağlayacaktır.
Devamını oku...

Hoşgeldiniz
GÜNEYDOĞU, BİR ORTA DOĞU SORUNUDUR PDF Yazdır e-Posta
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 14 Mayıs 2012 19:28

GÜNEYDOĞU, BİR ORTA DOĞU SORUNUDUR

               

        Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

 

Türkiye'nin içinden geçmekte olduğu bugünkü hassas dönemde iki önemli konuyla karşı karşıyayız ve bugün de bu iki konuyu beraberce ele alıp değerlendireceğiz. Birisi terör, diğeri insan hakları.

Şimdi, ben bir genel kamu hukuku öğretim üyesi olarak üniversitelerde yıllarca bu konularda çalışmalarda bulundum. Tabii, kamu hukuku "siyasal hukuk" demektir. Mesele tek yönlü değil. Bir yönüyle terör "devlet otoritesinin reddi" demektir. Bir yönüyle hak ve özgürlükler devletin sağlamakla zorunlu olduğu ortamı ifade eder. Genel kamu hukuku açısından konuya baktığımız zaman madalyonun bir yüzünde otorite vardır, öbür yüzünde hak ve özgürlükler vardır. Hak ve özgürlüklerle otoritenin beraberce ele alınıp değerlendirilmesi bugün bütün dünyada bütün devletlerin karşı karşıya kaldığı bir durumdur. Bu noktada bazen otorite ön plana geçer, bazen hak ve özgürlükler ortaya geçer ve bu iki alan arasındaki çatışma ve çekişme de siyasetin yönlenmesini sağlar. Ben her iki alanda da çalışmalarda bulunan bir arkadaşınızım, hem Türkiye'de devlet modeli -ki Atatürk'ün devlet modelidir- hem de hak ve özgürlükler -ki bu konu maalesef küresel emperyalizm tarafından kullanılmakta ve istismar edilmektedir- küresel emperyalizm öncesinde de Türkiye'de insan hakları üzerinde çalışmış bilim adamlarından birisiyim ama 1990 itibarıyla Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra ortaya çıkan tabloda artık kavramların yer değiştirdiğini, değişen kavramlar çerçevesinde de konuların daha farklı boyutlarda ele alındığını görüyoruz.

 

Son Güncelleme: Pazartesi, 14 Mayıs 2012 19:29
Devamını oku...
 
KEMALİST AKLIN KULLANILMASI PDF Yazdır e-Posta
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN tarafından yazıldı.   
Pazar, 29 Nisan 2012 19:00

KEMALİST AKLIN KULLANILMASI

             Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

             İnsanoğlunu diğer canlılardan ayıran en önemli özelliği bir akla sahip olmasıdır. İnsanlar beyinlerini kullanarak akıllı davranabilirler ve akıl sayesinde de her türlü gelişme ve değişime ayak uydururlar. Bugün insanlığın sahip olduğu uygarlığın getirdiği bütün değerlerin insan aklının ürünü olduğunu bütün bilim kitapları yazmaktadır. İnsanlar akıl sahibi olduklarının bilincine vardıktan sonra, akıl yolu ile önlerini açarlar ve yaşam yolunda ilerlemek üzere akıllarını kullanırlar. Akıl, insanoğlunun en önemli özelliği olarak insanlara yol gösterir ve her aşamada nasıl davranılması gerektiğini ortaya koyar. Akıl sahibi insanlar belirli bir eğitim aşamasından geçtikten sonra, sahip oldukları genel kültür ve bilinç düzeyi ile hareket etmeğe başlarlar. Çok okuyan ya da uzun eğitim programlarından geçen bazı insanlar, sahip oldukları bilgi birikimini en üst düzeyde geliştirerek ve daha sonraki aşamalarda bunu kullanarak insan toplumlarına örnek olurlar ya da aklın gerektirdiği doğrultuda öncülük yaparlar. İnsanlık tarihi büyük akıl sahibi bazı bilim adamlarının ya da toplum öncülerinin tüm insanlığa kazandırmış olduğu akılcı gelişmelerin ya da girişimlerin örnekleri ile doludur. Normal olarak akıllı bir yaratık olan bütün insanların, geçmişten gelen bu akılcı ve bilimsel bilgi birikiminin farkında olmaları beklenir.

    

Devamını oku...
 
C U M H U R İ Y E T Ç İ L İ K PDF Yazdır e-Posta
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN tarafından yazıldı.   
Cuma, 20 Nisan 2012 07:05

C U M H U R İ Y E T Ç İ L İ K

           Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

           “Cumhuriyetçilik” sözcüğü, cumhuriyetçilik akımından türemiştir. Genel olarak; cumhuriyet rejiminden yana olmak, cumhuriyetçi bir devlet düzeni ya da siyasal yönetimin kurulabilmesi için çalışmak, Cumhuriyet yönetimini kurmak ya da korumak için çaba göstermek, bu doğrultuda etkinlikler sürdürmek, cumhuriyeti savunan düşünceleri taşımak ve savunmak anlamı taşımaktadır. Bir ülkede cumhuriyet yönetiminin kurulabilmesi ya da kurulmuş olan cumhuriyet düzeninin korunabilmesi doğrultusunda, geliştirilen siyasal anlayışlar ya da izlenen politikalar da yine “cumhuriyetçilik” kavramının içerisinde yer almaktadır. Başlıca sözlük ve ansiklopedilerde; cumhuriyetçilik ile ilgili maddelere bakıldığında bu tür açıklamaların yer aldığı görülmektedir. Bu doğrultuda cumhuriyetçilik akımları ya da anlayışları, tanımlanmağa çalışılmıştır. (1)

      

Devamını oku...
 
TAHTEREVALLİ PDF Yazdır e-Posta
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN tarafından yazıldı.   
Cuma, 20 Nisan 2012 07:03

TAHTEREVALLİ

               Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

               Tahterevalli, Arapça kökenden gelen bir kelime olarak, Osmanlı döneminde Türkçe’ye girmiş ve daha sonra da Türk dilinde yerleşmiş bir kavramdır. Türkçe sözlüklere bakıldığında; ortadaki dayanak üzerinde bir tarafı, diğer tarafı yukarıya kalkacak biçimde hareket ettirilerek oynanan bir tahta parçası ya da kalas anlamına gelmektedir. Daha çok, çocuk bahçeleri ya da eğlence merkezlerinde görülen bu oyuncak türünün en büyük özelliği iki kişiyle oynanabilmesidir. Eşit ölçülerde kesilmiş olan bir tahta parçasının, tam ortadan temel bir dayanak noktasına oturtulması, ya da yere köklü bir biçimde bağlanması sayesinde tahtanın iki ucuna oturmuş olan çocuklar ya da kişiler, sırasıyla bir aşağı inerek, bir yukarı çıkarak karşılıklı bir oyun içerisine girebilmektedirler. Bu yüzden, bu Arapça kökenli kavram, kalın tahtalar ya da demir parçalarından yapılan oyuncaklar ve hem küçükler hem de büyükler tarafından oynanan bir oyun olarak, zevkli bir zaman geçirten eğlence vasıtasının adı olmaktadır. Son yıllarda belediyeler ve çeşitli kuruluşlar tarafından açılan çocuk bahçelerinin ya da eğlence merkezlerinin en önde gelen oyuncaklarından birisi olarak tahterevalli Türkiye’de günlük yaşamda fazlasıyla kullanılan bir oyuncak ya da oyundur.

    

Devamını oku...
 
KEMALİST AKLIN KULLANILMASI PDF Yazdır e-Posta
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN tarafından yazıldı.   
Salı, 17 Nisan 2012 06:54

KEMALİST AKLIN KULLANILMASI

             Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

             İnsanoğlunu diğer canlılardan ayıran en önemli özelliği bir akla sahip olmasıdır. İnsanlar beyinlerini kullanarak akıllı davranabilirler ve akıl sayesinde de her türlü gelişme ve değişime ayak uydururlar. Bugün insanlığın sahip olduğu uygarlığın getirdiği bütün değerlerin insan aklının ürünü olduğunu bütün bilim kitapları yazmaktadır. İnsanlar akıl sahibi olduklarının bilincine vardıktan sonra, akıl yolu ile önlerini açarlar ve yaşam yolunda ilerlemek üzere akıllarını kullanırlar. Akıl, insanoğlunun en önemli özelliği olarak insanlara yol gösterir ve her aşamada nasıl davranılması gerektiğini ortaya koyar. Akıl sahibi insanlar belirli bir eğitim aşamasından geçtikten sonra, sahip oldukları genel kültür ve bilinç düzeyi ile hareket etmeğe başlarlar. Çok okuyan ya da uzun eğitim programlarından geçen bazı insanlar, sahip oldukları bilgi birikimini en üst düzeyde geliştirerek ve daha sonraki aşamalarda bunu kullanarak insan toplumlarına örnek olurlar ya da aklın gerektirdiği doğrultuda öncülük yaparlar. İnsanlık tarihi büyük akıl sahibi bazı bilim adamlarının ya da toplum öncülerinin tüm insanlığa kazandırmış olduğu akılcı gelişmelerin ya da girişimlerin örnekleri ile doludur. Normal olarak akıllı bir yaratık olan bütün insanların, geçmişten gelen bu akılcı ve bilimsel bilgi birikiminin farkında olmaları beklenir.

    

Devamını oku...
 
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 Sonraki > Son >>

JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL